Ondokuzuncu Menâkıb:
Ebüdderdâ “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri, Süveyde bin Akîkden rivâyet eder. Süveyde der ki, Alî “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine söyledim. Ben şi’âdan bir kavm üzerine uğradım ki, Ebû Bekr ve Ömer “radıyallahü teâlâ anhümâ” hazretlerini naks ile zikr ederler [kötülerler]. Eğer onlar senin kalbinde olanı bilseler idi, bu sözü söylemeğe cür’et edemezlerdi. Hemen Aliyyül mürtedâ “kerremallahü vecheh” buyurdu ki: (Onlar hakkında kalbimde iyilik ve güzellikden başka birşey bulundurmakdan Allahü teâlâya sığınırım). Sonra kalkdı. Mubârek gözleri yaş ile doldu. Elimi tutdu. Ağladığı hâlde gelip, minbere çıkdı. Elinde beyâz ve güzel bir nesne tutduğu hâlde, bir beliğ ve muhtasâr hutbe okudu. Buyurdu ki: Nedir o kavmlerin hâli ki, Kureyşin iki seyyidini kötü zikr ederler. Ve bana zan ederler o şey ile ki, ben o şeyden pâkım. Ve onların dediklerinden berîyim. Ve onların dedikleri üzerine, onları Allah hakkı için cezâlandırırım. Onları mü’min olanlar sevmez. Onlara ancak fâcirler buğz etmez. Her kim ki o ikisini sever. Muhakkak beni sever. Her kim o ikisine buğz eder; bana buğz eder. Ben ondan berîyim. Bilmiş olunuz ki, muhakkak cümle nâsın hayrlısı bu ümmetde, Peygamberlerden sonra Ebû Bekr-i Sıddîkdır “radıyallahü teâlâ anh”. En önce müslimân olan odur. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerine ondan sevgili yokdur. [En sevdiği odur.] Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri indinde bu ümmetin en mükerremi odur. Bu ümmetde Peygamberlerden sonra ondan efdal ve ondan hayrlı kimse olmadı. Dünyâda ve âhıretde ondan sonra bütün insanların hayrlısı Ömer-ül Fârûkdur. Ondan sonra Osmân-ı Zinnûreyndir. Ondan sonra benim “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”. Allahü teâlâya benim için ve bütün müslimânlar için istigfâr ederim. [Eshâb-ı kirâmın üstünlükleri şânlarına yakışır şeklde; (Eshâb-ı kirâm), (Hak Sözün Vesîkaları), (Müjdeci Mektûblar) ve (Se’âdet-i Ebediyye) kitâblarında anlatılmışdır. Lütfen bu kitâblardan okuyunuz!]
Zâhidâ! Aç gözün, sahraya bak da, ibret al!
Şu direksiz kubbe-i semâya bak da, ibret al!
Görmek istersen, Cenâb-ı kibriyânın kudretin,
her sabâh, seher vakti, dünyâya bak da ibret al!
Pâdişâh olsan da, derler “er kişi niyyetine”,
Var, musallada yatan mevtâya bak da, ibret al!
Bir kefendir âkıbet, sermâye-i beğ ve fakîr,
varlığa mağrur olan, mecnûn değil de, yâ nedir?
Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek
-
* Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek*
*(Terzibašina džamija)*
*Caminin** Mihrab ve Minberi*
* Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek*
* Te...
8 saat önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder