İslam´ın toplumu korumak için “suç”a baskı kurduğu bir gerçek. Ama toplumsal denetimin kalan kırıntıları da “mahalle baskısı” yaygaraları ile yok ediliyor ve bununla duyarlı Müslümanlar baskı altında tutuluyor. Herkesin gözü önünde işlenen cinayetler, tecavüzler ve yolsuzluklar yaygınlaşırken, kimse oralı bile değil! Toplum “emri bil maruf nehyi anil münker” sorumluluğundan uzaklaşınca bu defa “bireysel özgürlüklerin tadını çıkarma”ya başladı kimi insanlar… O tadlar da toplumun tadını bozmaya devam ediyor. Bu durumda toplumu, polisiye tedbirlerle terbiye edebilecek miyiz? Elbette hayır. Kentleşmiş şehirlerimizin büyülü yaşamının tadını çıkaranlara ne diyebiliriz? Hiçbir şey. Sığ bir çağda yaşıyorlar çünkü. Zulmetin alabildiğine kararttığı kör bir dünyada yaşıyorlar. Günahların çepeçevre kuşattığı kötürüm bir hayatın içinde boğuluyor kimileri… Peki, çözümü imkânsız bir problem mi bu?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder