Hâkimiyeti hukukçular ve siyaset bilimcileri genel olarak şu şekillerde tanımlarlar:
J. Bodin'e göre hâkimiyet; "yurttaşlar ve uyruklar üstünde yasayla kısıtlanmamış en yüksek iktidar" (G. Sabine, Siyasal Düşünceler Tarihi, II, 82); J.J. Rousseau'ya göre genel iradenin uygulanması" (İçtimaî Mukavele, İstanbul, 1967, 137); İbn Haldun'a göre sahibinin gücü üstünde bir gücün bulunmaması (Mukaddime, Mısır, (t.y), 188) anlamındadır.
Çağdaş hukukçular ise -ufak tefek farklılıklar bir yana bırakılacak olursa- hâkimiyeti şöyle tarif ederler:
"Belli bir ülke ve o ülkede oturan hakikî ve tüzel kişiler üzerinde kullanılan ve devlet kişiliğine bağlı olan, ondan ayrılmayan asli en yüksek hukukî iktidar veya kudrettir." Ya da kısaca; "aslî ve en yüksek kumanda ehliyet ve selahiyeti" şeklinde tanımlanabilir.
Her kim 3 defa okursa Kadir Gecesine kavuşmuş gibi olur!
-
*Her kim bu zikri 3 kere okursa Kadir Gecesine kavuşmuş gibi olur...*
Zührî Radıyallâhü Anh'dan rivayet edilen bir Hadîs-i Şerîf'te Rasûlullâh
Sallallâhü...
15 saat önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder