Hanefilere göre muamelat konularında fâsitle bâtıl farklı anlama gelir. Akdin icap, kabul, mahal gibi ana unsurlarındaki eksiklik akdi bâtıl kılarken, eksiklik, akdin mâhiyetine veya rüknüne ilişkin olmaksızın, diğer şartları bulunsa da, akit fâsit olur. Rükünleri ve esas unsurları mevcut olduğu için, böyle bir akde bazı sonuçlar gerekir. Meselâ, miktarı belirsiz bir satış bedeli ile satım akdi yapmak veya akitten sonra, satıcının belli bir süre satılandan yararlanması gibi fâsit bir şartla satış yapmak gibi. Fâsit akitte, satılan şey, alıcı tarafından teslim alınınca alıcıya kötü bir mülk olarak geçer. Nikâh akdi ise; mehir gerekir ve ayrılıktan sonra kadın iddet bekler.
Zifâf olmuşsa, doğacak çocuğun nesebi sâbit olur. Bu duruma göre fesâd, akdi sahih olmakla bâtıl olmak arasında orta bir derecede kılar. O, aslı bakımından meşrû, vasfı itibariyle gayri meşrû bir akittir. Yani bunu ehliyetli kişi yapar; konusu şer'an akdin hükmüne elverişlidir, sıyga doğrudur. Fakat bu akdi yapan şer'an bu şekilde yapmaktan alıkonmuştur. Meselâ satım âkdinde tarafları anlaşmazlığa götürecek çok bilinmezlik bulunması; hangi otomobil olduğunu tayin etmeden, herhangi bir otomobil satmak gibi. Yine bir evi, otomobilini kendisine satması şartiyle satmak; mütekâvvim bir malı, şarap gibi gayri mütekavvim bir malı satış bedeli kılarak satmak; bir ineği gebe olarak satmak gibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder