Ondokuzuncu Söz
Risalet-i Ahmediye’ye Dairdir
İKİNCİ REŞHA: O nurani bürhan-ı tevhid, nasılki iki cenahın icma’ ve tevatürüyle teyid ediliyor. Öyle de, Tevrat ve İncil gibi Kütüb-ü Semaviyenin (Haşiye) yüzler işaratı ve irhasatın binler rumuzatı ve hâtiflerin meşhur beşaratı ve kâhinlerin mütevatir şehadatı ve şakk-ı Kamer gibi binler mu’cizatının delalatı ve şeriatın hakkaniyeti ile teyid ve tasdik ettikleri gibi, zâtında gayet kemaldeki ahlâk-ı hamîdesini ve vazifesinde nihayet hüsnündeki secaya-yı galiyesini ve kemal-i emniyetini ve kuvvet-i imanını ve gayet itminanını ve nihayet vüsukunu gösteren fevkalâde takvası, fevkalâde ubudiyeti, fevkalâde ciddiyeti, fevkalâde metaneti; davasında nihayet derecede sadık olduğunu güneş gibi aşikâre gösteriyor.
Ey mübarek hayvan! Niçin bizi buraya kadar yordun?
-
Bir gün yaşlı bir kadın Somuncu Baba'nın huzuruna gelip;
-Efendim! Benim bir ineğim vardı.
Sabahleyin sığırtmaca teslim ettim, fakat akşam dönmedi.
Çok a...
7 saat önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder