Ondokuzuncu Söz
Risalet-i Ahmediye’ye Dairdir
ALTINCI REŞHA: İşte o zât, bir saadet-i ebediyenin muhbiri, müjdecisi, bir rahmet-i bînihayenin kâşifi ve ilâncısı ve saltanat-ı rububiyetin mehasininin dellâlı, seyircisi ve künuz-u esma-i İlahiyenin keşşafı, göstericisi olduğundan; böyle baksan -yani ubudiyeti cihetiyle- onu bir misal-i muhabbet, bir timsal-i rahmet, bir şeref-i insaniyet, en nurani bir semere-i şecere-i hilkat göreceksin. Şöyle baksan, -yani risaleti cihetiyle- bir bürhan-ı Hak, bir sirac-ı hakikat, bir şems-i hidayet, bir vesile-i saadet görürsün. İşte bak nasıl berk-i hâtıf gibi onun nuru, şarktan garbı tuttu. Ve nısf-ı arz ve hums-u beşer, onun hediye-i hidayetini kabul edip hırz-ı can etti. Bizim nefis ve şeytanımıza ne oluyor ki; böyle bir zâtın bütün davalarının esası olan “Lâ ilahe illallah”ı, bütün meratibiyle beraber kabul etmesin?
SUUDÎ ARABİSTAN'IN RİYÂD ŞEHRİNDEKİ CAMİLER
-
*Suûdî Arabistan'ın Başkenti Riyâd Şehri'nin Konumu*
1. Büyükelçilikler Mahallesi Büyük Cami
2. El-Dehîl Camii
3. *Medî Mescidi*
4. *Râcihî B...
3 gün önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder