| Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır. Onlar için elem verici bir azap vardır.” (Âl-i İmrân, 188) |
| Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) |
| Efendimiz (as)’ın muhabbetle bağrına bastığı, şefkatle öpüp okşadığı, namazlarında bile mübârek sırtına aldığı aziz torunu Hz. Hüseyin’e karşı işlenen cinayet, İslâm târihinin gördüğü en acı felâketlerden biridir. Bu cinayetin İslâm dünyâsının bağrında açtığı yara hâlâ kanamaktadır. Bu vahşiyâne cinâyeti işleyenlerin her biri, Allâh’ın ayrı bir gazabına dûçâr olmuştur. Hz. Hüseyin Efendimiz’in hunharca katli, İslâm dünyâsında o kadar nefretle karşılanmıştır ki, o devrin hükümdarı olan Yezid’in adı hakaret olarak kullanılagelmiştir. Çünkü o menfur cinayete, hangi mezhepten olursa olsun her müslümanın yüreği feryat hâlindedir. Buna göre aslında Sünnîler ve Şiîler arasında herhangi bir husûmet sebebi yoktur. Varmış gibi gösterilmesi, kötü niyetli insanların tahriklerinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla bugün her iki taraf da birbirlerine hiçbir şekilde husûmetle bakmamalıdır. Bugün bilhassa; “Mü’minler ancak kardeştirler!..” (Hucurât, 10) hükmü etrafında kenetlenmek şarttır. Bu hususta ümmet-i Muhammed’in tevhîdini, yâni birlik ve beraberliğini bozacak tarzda kuru çekişmelere prim vermek, tartışma ve çatışmalara girmek, en başta o azîz neslin mübârek rûhunu incitecek hareketlerdir. Bilhassa yersiz taassuplar, târihten beri dâimâ zarar verici olmuştur. Zîrâ en ufak bir sürtüşme bile, ümmet-i Muhammed’i bölmek isteyen İslâm düşmanlarının ekmeğine yağ sürmek demektir. Bu hususta sâhip olmamız gereken en güzel hâl, îman firâsetiyle uyanık davranıp, gereksiz yere gıybet ve münâkaşalardan uzak durmaktır. (Osman Nûri Topbaş, Gönül Bahçesinden Öyle Bir Rahmet Ki, Erkam Yay.) |
| Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Ehad: Bir olan, bir tek olan; şebîh/benzeri ve nazîri/dengi olmayan, iki olma ihtimali bulunmayan, demektir. |
| Kısa Günün Kârı Din kardeşliğimizi bozmaya çalışanların kötü fikirlerine alet olmayalım. |
| Lügatçe elem: Acı, üzüntü. cihet: Yön, taraf. dûçâr: Uğramış, yakalanmış, maruz kalmış. menfur: İğrenç. husûmet: Düşmanlık. taassup: Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünememe durumu,bağnazlık firâset: Anlayış, zeka. |
Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek
-
* Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek*
*(Terzibašina džamija)*
*Caminin** Mihrab ve Minberi*
* Terzibašina Camii, Saraybosna, Bosna Hersek*
* Te...
1 gün önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder