4 Şubat 2011 Cuma

Mağfiretini Talep Ediyorum Allâh’ım!

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Hayır, doğrusu onların işleyip kazandıkları (kötü) ameller sebebiyle, kalplerinin üzeri pas tutmuştur.” (Mutaffifîn, 14)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kul bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şâyet o günâhı terk edip istiğfâra sarılarak tevbeye yönelirse, kalbi cilâlanır. Böyle yapmaz da tekrar günahlara dönerse, siyah noktalar artırılır ve neticede bütün kalbini kaplar.” (Tirmizî, Tefsîr, 83/3334)
Seher vakitleri Hak Teâlâ Hazretleri'nin kullarına ikram ve ihsanlarının sağanak hâlinde yağdığı demlerdir. Nitekim Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuşlardır:
“Rabbimiz her gece dünya semâsına iner ve:
Tevbe eden yok mu, onun tevbesini kabûl edeyim? İsteyen yok mu, ona istediğini vereyim? İstiğfâr eden yok mu, onu bağışlayayım? diye nidâ eder.” (Müslim, Müsâfirîn, 168-170)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
Mâlike’l-Mülk: Bütün mülkün, kâinatın yegâne sahibi, bütün varlık âleminin tek hâkimi demektir.
Kısa Günün Kârı
Tevbe, bir af dileme olduğundan samîmî pişmanlığın gerçekleşmesi ve affı istenen günahın bir daha yapılmaması husûsunda Rabbimize söz verelim.
Lügatçe
mağfiret: Allah’ın, kullarının günahlarını bağışlaması.
istiğfâr:
1. Allah’tan, günahın bağışlanmasını isteme. 2. “Estağfirullah” deme. 3. Tövbe etme.
semâ:
Gök yüzü. Asuman. Gök.
nidâ:
Seslenmek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder