4 Şubat 2011 Cuma

Kalbin Pası

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” (Hadîd, 16)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kim Kur’ân-ı Kerîm’i okur ve onunla amel ederse, kıyâmet günü ebeveynine bir tâc giydirilir. Bu tâcın ışığı, güneş dünyâdaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir. Öyleyse, Kur’ân-ı Kerîm ile bizzat amel edenin ışığı nasıl olur, düşünebiliyor musunuz?” (Ebû Dâvûd, Vitir, 14/1453)
Rasûlullâh (sav) Efendimiz:
“–Kalbler, demirin paslandığı gibi paslanır.” buyurmuştu. Sahâbe-i kirâm:
“–Onun cilâsı nedir ey Allâh’ın Rasûlü?” diye sordular. Allâh Rasûlü:
“–Allâh’ın kitâbını çokça tilâvet etmek ve Allâh’ı çok çok zikretmektir.” cevâbını verdi. (Ali el-Müttakî, II, 241)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Evvel: Varlığının başlangıcı olmayan, ezelî olan, demektir.
Kısa Günün Kârı
Kur’ân-ı Kerim ile bizzat amel edelim.
Lügatçe
tilâvet: Kur’ân-ı Kerim’i güzel ve yüksek sesle, usulünce okuma.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder