4 Şubat 2011 Cuma

Hak Geldi Bâtıl Yıkıldı

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.” (İsrâ, 81)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kim ki Mescid-i Harâm’a girerse emniyettedir. Kim ki evinden dışarı çıkmazsa emniyettedir. Kim ki Ebû Süfyân’ın evine sığınırsa o da emniyettedir!” (Ebû Dâvûd, Harâc, 24-25/3021-3022; Heysemî, VI, 164-166; İbn-i Hişâm, IV, 22)
Müslümanlar, Mekke’yi fethettikleri gün, sabaha kadar tekbîr ve tehlîl getirdiler, devamlı olarak Kâbe’yi tavâf ettiler. Bunu gören Ebû Süfyân, zevcesi Hind’e:
“–Sen bunun Allâh’tan olduğu kanaatinde misin?” diye sordu.
Hind:
“–Evet! Bu, Allâh tarafından olan bir iştir!” dedi.
Ertesi gün Ebû Süfyân, erkenden Rasûlullâh (sav)’in yanına gitti. Allâh Rasûlü ona akşam hanımıyla arasında cereyân eden konuşmayı nakletti.
Ebû Süfyân:
“–Şehâdet ederim ki, Sen Allâh’ın Rasûlü’sün! Varlığım kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, bu sözümü Allâh ile Hind’den başkası işitmemiştir!” dedi. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, IV, 296)
Fetihten sonra Mekkeliler çocuklarını Rasûlullâh (sav)’e götürüyor, O da onların başlarını sıvazlıyor ve kendilerine duâ ediyordu. (Ahmed, IV, 32)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
er-Raûf: Yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli, merhametli ve çok cömert olan demektir.
Kısa Günün Kârı
Büyük Hak dostu Mevlânâ (ks), bir ömür boyu akla hayâle gelmedik çileleri göğüsleyerek putları kıran Rasûlullâh (sav)’e ne kadar minnettâr olmamız gerektiğini şöyle ifâde buyurur:
“Ey bugün müslüman bulunan kimse! Eğer Hazret-i Ahmed -aleyhissalâtü vesselâm-’ın sa’y ü gayreti ve putları kırdırmak husûsundaki himmeti olmasaydı, sen de ecdâdın gibi putlara tapardın.”
Lügatçe
batıl: Doğru ve haklı olmayan.
tehlîl:
Lâ İlâhe İllâllah demek.
zevce:
Eş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder