4 Şubat 2011 Cuma

Asım’ın İmanlı Nesli

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Elif. Lâm. Mîm. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.”  (Ankebût, 1,2,3)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Mü’min bir erkek veya kadın; nefsinde, çoluk çocuğunda, malında imtihâna uğrar, tâ ki Allâh’a temiz ve günâhsız kavuşsun…” (Tirmizî, Zühd, 57)
Hüsran
Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslâm’ı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür îmanlı beyinler, coşar ancak,
Ben zâten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, na’şını tuttum,
Bin parça edip şi’rimi gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi emînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler “Safahât”ımdaki hüsran bile sessiz!
Mehmet Akif Ersoy
İstanbul, Teşrinievvel
1335 (1919)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Müteâlî: İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce olan, aklın alabileceği her şeyden çok yüce olan, noksanlıklardan uzak, yücelik, şan, şeref, kuvvet ve kudret sahibi olan demektir.
Kısa Günün Kârı
Mehmet Akif Ersoy’un ruhuna bir Fatiha okuyalım.
Lügatçe
imtihân: Sınav, deneme.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder