5 Eylül 2010 Pazar

EHLİ TARİKATIN BİR KISMI DİYOR Kİ: KUR'AN VE SÜNNET TARİKATTAN SÖZ ETMİYOR. ÇÜNKÜ O GİZLİCE HAZRET-İ EBUBEKİR, ALİ VE SELMAN-I FARİSİ'YE TEVDİ EDİLMİŞTİR. BU SÖZÜN ESASI VAR MIDIR?

Tarikat, şeriatın bir dalı olduğuna göre gizli tutulamaz. Adı geçen sahabelere gizli bir şeyin tevdi edildiğine dair hiç bir belgeye rastlanmamıştır. Ayrıca tasavvuf hayatı bütün sahabelerde mevcut idi. Yani Tasavvuf konusu olan zikir, fikir, ihlas, muhabbet, tevazu, zühd, isar, mürakebe ve müşahede ruhu onlarda en yüksek seviyeside idi. Kur'an ve sünnet, tasavvuf ve tarikat ismini zikir etmemiştir. Şeriatı, fıkıh, kelam, tasavvuf ve ahlak bölümlerine ayırıp her bir bölüme ayrı birer isim vermek sonradan olmuştur. Ancak bu, tasavvuf veya fıkhın mevzu'ları Kur'an'da yoktur, manasına gelmez. Büyük mutasavvıf Sehl el-Tüsleri tasavvuf hakkında şöyle diyor:

Bizim altı esasımız vardır:

1- Kur'an'a yapışmak,

2- Perygamber sünnet-i seniyyesine ayak uydurmak,

3- Helalı yemek,

4- Kimseye eziyet vermemek,

5- Günahlardan sakınmak,

6- Hukuku eda etmektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder