Otuzbeşinci Menâkıb:
Hazret-i Hüseyn “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet eder. Hazret-i Osmânı “radıyallahü teâlâ anh” katl edenler pişmân olup, mescidde pişmânlıklarını anlatırken, semâ [gök] yüzünden bir şahs zuhûr etdi. Elini uzatıp, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin hücre-i şerîfesinden bir mushaf çıkarıp, bu sözü söylediğini gördüm. (Muhammed aleyhisselâm, dîninde ayrılık çıkaran ve böylece fırkalara ayrılmağa sebeb olan kimselerden uzakdır. Böyle olduğunu bilmiyor musunuz.)
Şehîd olduklarında sekseniki yaşında idi. Bakî’de defn olunup, rahmet-i rahmâna kavuşdu “radıyallahü teâlâ anh”. Allahü teâlâ haşra ve kıyâmete kadar ondan râzı olsun! Ma’lûm ola ki, hazret-i Osmânın “radıyallahü teâlâ anh” fazîletlerinden bu zikr olunan, deryâdan katre ve güneşden zerre mesâbesindedir. Dahâ geniş ma’lûmât edinmek isteyen dahâ önce zikr olunan o iki kitâba mürâce’at etsin. “Sallallahü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în.”
Ahlak Zâbıtasının, Harap Düşmüş Sarhoşu Zindana Çağırması
-
Zabıta gece yarısı bir yere geldi; duvar dibinde bir sarhoş uyumuştu.
"Hey, sarhoş! Ne içtin? Söyle" dedi. -Sarhoş- "Testide olandan içtim" dedi.
-Zabıta- ...
1 gün önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder