HÂFIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HÂFIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2010 Salı

HÂFIZ – 3

Hâfız kelimesi, Kur'ân'ı ezberleyen kişileri duyulan yakınlık nedeniyle bazılarına isim olarak verilmiş, bazı insanların da adlarının başına ünvan olarak eklenmiştir. Şâirler de bu kelimeyi mahlas olarak kullanmışlardır.
Halk arasında câmi görevlilerine genellikle hâfız denilmektedir. İki gözü görmeyen kimseler de bazı yörelerde bu adla anılmaktadır. Bunların Kur'ân ve hadis hâfızlığıyla ilgisi yoktur.
Hâfızlığın güçlü olması gerektiğine dikkat çeken Muallim Naci, bir beytinde şöyle demektedir:
"Yedi yüz kerre yanılmak ne demek bir cüzde,
Böyle olmaz a benim hâfızım ezber dediğin."
Cemil ÇİFTÇİ

HÂFIZ – 2

Celâleddin el-Mizzî: "Hâfız, bildiği râvîlerin sayısı bilmediğinden çok olandır" şeklinde tarif eder.
İbn Seyyidi'n-Nâs' ise şöyle tanımlar: "Kendi üstadlarını ve üstadlarının üstadlarını tabaka tabaka bilen ve her tabakada bildiği bilmediğinden çok olandır."

HÂFIZ – 1

Koruyan, saklayan, muhâfaza eden anlamında Allah'ın güzel isimlerinden birisi. Koruyan, himâye eden, gözeten anlamlarına gelmek üzere Allahu
Teâlâ hakkında kullanılır. Kur'ân-ı Kerîm'de, "Allah, hâfızların (koruyanların) en hayırlısıdır" (Yusuf, 12/64) ve "O zikri (Kur'ân'ı) biz indirdik biz' ve Onun koruyucusu da el bette biziz!"(el-Hicr,15/9) buyurulmaktadır.