TARİKATLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TARİKATLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2010 Cumartesi

TİCANİYE-TİCANÎLİK

H. 1200 M. 1785 yıllarında Afrika'nın kuzey batısında ortaya çıkan bir tarîkat. Kurucusu; Ebu'l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Ticanî'dir. Kurucusuna nisbetle bu adı almıştır.

Tarikatın kurucusu, tarîkatının esaslarını bizzat Hz. Peygamberden rüyada değil uyanıkken aldığını söyler.

Tarîkat mensuplarına "ahpab" denilir. Bunların kendi tarîkatlarından çıkıp başka bir tarîkata girmeleri kesinlikle yasaktır. Virdleri, sabah namazından kuşluk vaktine ve ikindi namazından yatsı namazına kadar olan vakitte yapılır. Bu vakitlerde yapılamayan virdler başka bir zamanda telafi edilir.

Büyük, küçük, kadın erkek, asî, itaatkâr herkes tarîkata girebilir.

2 Haziran 2010 Çarşamba

RÛŞENİYE

Halvetiye tarikatının kollarından biri. Bu tarikatın şeyhlerinin büyüklerinden biri olan Dede Ömer Rûşenî tarafından kurulmuştur. Dede Ömer, Aydınlı olup tahsilini Bursa'da tamamlamış ve peşinden Halvetiye şeyhi Seyyid Yahya'ya intisab etmiştir. Akkoyunlu hükümdarlarından olan Sultan Hasan ve Sultan Yakub'un davetlerini kabul ederek hayatının sonuna kadar kaldığı Tebriz'e gitti.

RIFÂİLİK

Kurucusu Ahmet Rıfaî'ye nisbet edilen tarikat. Tarikatın kurucusu Ahmet Rıfaî, Irak'ta Basra ile Vasıt arasında yer alan Batâih nahiyesine bağlı Umm Ubeyde adındaki köyde, bazı tarihçilere göre; Muharrem 500 tarihinde doğmuştur (İbnul-İmad el-Hanbelî, Şezerâtu'z-Zeheb, Beyrut t.y., IV, 259). Bazıları ise onun, Basra bölgesinde bulunan Hasan köyünde Recep 512'de doğmuş olduğunu kabul ederler. Bu iki yer Batâih denilen bölge içerisinde kaldığı için o buraya nisbetle Batâihî olarak da anılmaktadır.

Ahmed Rıfaî, küçük yaşlarda babasını kaybetti. Bundan dolayı onun eğitimiyle dayısı Mansur el-Batâihî ilgilendi. Daha sonra Mansur, yeğenini Basra'ya göndererek buradaki Şafiî alimlerinden olan Ebul-Faıl Ali el Vâsitî ile dayısı Ebu Bekir el-Vâsıtî'den dersler almasını sağlamıştır. Yirmi yedi yaşında tahsilini tamamlayan Ahmed, hocası Ebul-Fazl'dan aldığı icazetle dayısı Mansur'un yanına döndü. Şeyh olan dayısı ona tarikat alametlerinden olan hırka giydirerek, ailesinin bulunduğu Umm Ubeyde köyüne gidip yerleşmesi tavsiyesinde bulundu. Bundan bir yıl sonra dayısı vefat etti ve şeyhlik makamına onun vasiyeti ile Ahmed geçti.

21 Mayıs 2010 Cuma

MELÂMİYYE

Bir tarikat adı. Melâmet, sözlükte kınamak, ayıplamak ve sitem etmek manalarına gelir. Melâmîlik yoluna bağlanan kimseye de "Melâmî" denir.

Melâmîliğin bir tarikat olduğunu söyleyenler yanında; kuralları belli bir tarikat olmadığını, her türlü gösterişten ve dünya kaygısından uzak kalmayı benimseyenlerin genel adı olduğunu ileri sürenler de vardır. Melâmîliğin bir tarikat olmadığı düşüncesi, kurucusunun ve kuruluş tarihinin bilinmediğinden dolayıdır. Birinci dönem Melâmîlik, "Melâmetiye" adıyla tanınır. İlk defa Nişabur'da hicrî III. asrın başlarında Ebu Salih Hamdun b. Ahmet b. Ammâr el-Kassâr, Melâmîliğin yayılmasında büyük rol oynamıştır. Melâmîlik, Hamdun Kassar'dan önce varsa da, bir tarikat haline onun zamanında gelmiştir.

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Şah-ı Nakşibend

Evliyânın büyüklerinden ve müslümanların gözbebeği olan yüksek âlimlerden. Seyyid olup insanları Hakka dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin on beşincisidir. Muhammed Bâbâ Semmâsî ile Emîr Külâl'in talebesidir. İsmi, Muhammed bin Muhammed'dir. Behâeddîn ve Şâh-ı Nakşibend gibi lakabları vardır. Allahü teâlânın sevgisini kalplere nakşettiği için, "Nakşibend" denilmiştir. 1318 (H.718) senesinde Buhârâ'ya beş kilometre kadar uzakta bulunan Kasr-ı Ârifân'da doğdu. 1389 (H.791)'da Kasr-ı Ârifân'da Rebî'ul-evvel ayının üçünde Pazartesi günü vefât etti. Kabri oradadır. İslâm âlimlerinin en meşhûrlarından olup, tasavvufta en yüksek derecelere ulaşmıştır. Zamânında ve kendinden sonraki asırlarda onun sebebi ile pekçok insan, hidâyete, doğru yola kavuşmuştur.

7 Mayıs 2010 Cuma

KADİRİLİK

(Kadiriye), Abdulkadir Geylanî olarak ünlenmiş Muhyiddin Ebû Muhammed b. Ebû Salih b. Zengi-Dost (d. 1077 Geylan-ö. 1165 Bağdat)'u öncü kabul eden tarikat. Bağlılarınca Gavsu'l-Azam, Kutub, Bâzullah, Sultanu'l-Evliya, Ayetullah gibi lakablarla anıları Abdulkadir Geylânî, öğrenimini tamamladıktan sonra başladığı ders ve vaazlarını kesip yirmi beş yıl kadar süren uzlet hayatı sürdüğü bilinen bir husustur. Tasavvuf alanındaki mürşidi Ebu Saîd el-Mübarek b. Ali el-Mahzûmî idi. Tarikat silsilesi el-Mahzûmî, Ebu'l Hasan Ali İbn Muhammed b.Yusuf el-Kureşi, Ebu'l-Ferec Yusuf el-Tarsusî, Abdu'l-Aziz et-Temimî, Ebubekr Şiblî, Cüneyd Bağdâdî, Sırriyü's-Sakatî ve Maruf el-Kerhî aracılığı ile Ehl-i Beyt imamlarından Ali el-Rıza'ya, ondan da Musa el-Kâzım, Cafer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Zeyne'l-Abidin ve Hüseyin b. Ali aracılığı ile Hz. Ali'ye dayanır.