12 Şubat 2010 Cuma

Zamanı Değerlendirmek

Günün Tarihi: Dünyada İlk Televizyon Yayını Başladı 1926

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
 “Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.” (Fâtır, 37)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
 “Şeytan insanın vücudunda kan gibi dolaşır, Onun sizin kalbinize bir kötülük - veya bir şüphe- atmasından korktum” (Buhârî, İ’tikâf 11, Bed’ü’l-halk 11, Ahkâm 21; Müslim, Selâm 23-25. Ebû Dâvûd, Savm 79, Edeb 81; İbni Mâce, Sıyâm 65)

Arşivden…
“Yapılan anket sonuçlarına göre, Türkiye’de okuma oranı her geçen gün düşmektedir. Ülkemizdeki üniversitelerin sayısının arttığı, tüm dünya ile birlikte "bilgi toplumu" olma sürecine girildiği bir zaman diliminde hem de... Bunun sebepleri üzerinde düşünmek lâzım... Bunun baş sorumlusu olarak da, televizyon gösterilmektedir... Ama, aslında suçlu televizyon mudur? Yoksa, onu bu konuma yükselten sosyal, ekonomik, siyasî vb. şartlar mı?”
“Bence, ikincisi; çünkü halkımız bıkkın ve yılgın; iyice çekilmez hale gelen hayattan, geçim sıkıntısından, psikolojik örtülü baskılardan, hayatına sürekli biçimde müdahale edilmesinden, yaşam özgürlüğüne gayr-i insanî sınırların çizilmesinden, gelecek endişesinden... vs. Bu bunalmış ruhlar kendilerini can havliyle televizyonun karşısına atıyor... Yani televizyon, bir psikoterapist, bir guru gibi, onun sıkıntılarını vakumluyor, onu hissizleştiriyor, alıklaştırıyor, adeta uyuşturuyor. Ve ona, yalancı bir rahatlık sağlıyor. Anlayacağınız televizyonlar, ruh müsekkinleri haline gelmişler; sanal müsekkinler! Keder vakumlayıcıları... O halde, televizyon insanımızdan pek çok şeyi alıp götürüyorsa, bunun baş sorumlusu onu buna iten şartlar ile, bu şartların hazırlayıcılarıdırlar!..” [Prof. Dr. Sadık Kılıç Röportajı, Altınoluk Dergisi, 2001-Nisan, Sayı:182, Sayfa:045]
Her Güne Kelimemüsekkin: teskîn edici, uyuşturucu, yatıştırıcı [ilâç]
gayr-i insânî: insanlığa yakışmayan, zâlimce, merhamet etmeden

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder