Esas itibarıyle "esâtîr"in, Yunanca, "isturya" kelimesiyle ilişkisi olduğu açıktır. Avrupalılar da buna "histoir" demişlerdir. Biz bugün bu kelimeye karşılık olarak 'tarih' sözcüğünü kullanmaktayız. Bunun için, "esâtîr" kelimesi Arapça'dır, fakat "usture"nin Arapça olup olmadığı araştırma konusudur diyenler vardır. Dolayısıyle bu dillerdeki sözkonusu kelimelerin, aynı değilse bile, ortak bir köke sahip oldukları söylenmiştir. Araplarda esasen ''mestûrâtu'l evvelin" demek olan, "esâtıru'l evvelin",
Türklerin "masal", Yunanlıların "misus", Avrupalıların "mit" dedikleri, eski kahramanlık hikâyeleri, tarih öncesi efsaneleri, destanları olarak mülâhaza edilmiş ve uydurma, hurâfeler manasında kullanılmıştır. Bu yönüyle gerçek tarihden ayrılır. Fakat tarih de belli bir zamana kadar mestûrâta dayanmak durumundadır. Çünkü ilk tarihi bilgiler, önce dillerde dolaşan sözlü kaynaklara dayanılarak tesbit edilmeye çalışılmaktadır.
Daha sonra bu bilgiler satırlara geçmeye başlamıştır.
Sephavan Camii, Meram, Konya
-
*Sephavan Camii, Meram, Konya*
Sephavan Camii, Konya'nın Merkez Meram İlçesi Şükran (Eski ismi Sephavan)
Mahallesi Rehber-i Hürriyet Sokağı’nda yer almakt...
1 hafta önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder