Mezhep imamları göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edileceğinde ittifak etmişlerdir. Kısas diyete dönüşürse, genel kâide olarak görme, işitme, düşünme, yürüme, çalışma, cinsel ilişki kurma fonksiyonları gibi temel fonksiyonlardan birinin izâlesi tam diyeti gerektirir. Aynı fonksiyonu gören birden çok organın sözkonusu olması hâlinde diyet orgân sayısınâ bölünerek, her bir organ için ödenecek miktar belirlenir. Meselâ; iki gözden birinin kör edilmesi halinde yarım diyet, bir parmak için onda bir diyet gerekir. İşte organlar için şer'ân miktârı belirlenmiş olan
bu tazminatlarâ "Mukâdder erş" denir (el-Kâsânı, a.g.e., VII, 314; Süleyman Akdemir, Ceza Hukukunda Mağdurun Korunması, İzmir 1988, s.55-56).
Öldürme dışındaki müessir fiillerde kısas uygulamak mümkün olmayan durumlarda, miktarı bilirkişiye mahkemece tesbit ettirilen erş gerekir ki, buna "gayr-i mukadder erş" veya "hükûmetü'l-adl" adı verilir. Kaburga kemiğini, burun kemiğini veya dişler dışında bedenden herhangi bir kemiği kırmak gibi. Yine erkeğin memesi, onun meme uçları, dilsizin dili, iktidarsızın cinsiyet organı, görmeyen göz, çürük diş, felçli el ve ayak, baş kısmı kesik cinsiyet organı, parmakları kesik avuç kısmı dal böyledir (el-Kasânı, a.g.e., VII, 323; İbn Kudâme, a.g.e., VIIl, 56).
Hâkimin tâkdirine bırâkılan erş (hükûmetü'l-âdl), suçlu tarafından tâzmin edilir. Bunu âkile yüklenmez.
Şecce, (çoğulu şicâc) denilen baş ve yüzdeki, kemiğe kadar inen yaranın erş'i, bu yaranın büyüklüğüne göre belirlenir. Bunun miktarı diyetin yirmide biri kadardır.
Baş ve yüzdeki yaraların cezası ikiye ayrılır. Aslı ceza ve bedel bakımından ceza. Aslı ceza kısastır. Kasten olan yaralamada, kısas mümkünse uygulânır, değilse erş cezası verilir. Kemiğe kadar inen yarâlardâ kısasın uygulanabileceğinde ihtilâf yoktur. Çünkü suçluda benzeri yarayı açmak mümkündür. Ayette; "Yaralarda kısas vardır" (Mâide, 5/45) buyurulur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder