Bedel bakımından olan ceza erş'tir. Baş ve yüzde kemiğe dayanmayan yaralarda hükümetü'l-adl uygulanır.
Çünkü şer'an bunlara erş takdir edilmemiştir (ez-Zeylâî, Nasbu'r-Râye, IV, 374). Ancak müessir fiilin boşa gitmemesi için bunlara bilirkişinin belirleyeceği erş gerekir.
Bedenin baş ve yüzden başka kısımlarında müessir fiil sonucu meydana gelecek yaraya "cürh" denir. Çoğulu "cürûh" veya "cirâh" gelir. Bu yaralar "câife ve gayri câife" olmak üzere ikiye ayrılır. Câife; sırt, karın veya yanlardan karın boşluğuna kadar varan derin yaradır. Bu, el, ayak veya boyunda olmaz. Gayr-i câife ise; karın boşluğuna kadar ulaşmayan yara olup, boyun, el veya ayak gibi organlarda olur (el-Kâsânı, a.g.e., VII 296).
Baş ve yüz dışındaki yaraların cezası da aslî ve bedelî olarak ikiye ayrılır.
Aslı ceza kısastır. Karın boşluğuna kadar inen yaralarda (câife) kısas uygulanmaz. Çünkü suçlunun kısas sonucu ölümünden korkulur. Bunlarda bedeli ceza olan erş uygulanır. Bunun miktarı diyetin üçte biri kadardır (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII, 57). Ebû Hanife'ye gõre yaralı ölmediği zaman, karın boşluğuna ulaşan veya ulaşmayan hiçbir yarada kısas yoktur. Çünkü bunlarda kısas tam olarak uygulanamaz. Ancak yaralı bu yara sebebiyle ölürse kısas gerekir. Karın boşluğuna inen yaralarda erş, diyetin üçte biri, diğerlerinde bilirkişinin belirleyeceği hükümetü'l-adl'dir (el-Kâsânı, a.g.e., VII, 323; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletuh, Dimaşk 1985, Vl, 331-361).
Hamdi DÖNDÜREN
Cennet-i Muallâ, Mekke, Suûdî Arabistan
-
*Cennet-i Muallâ, Mekke, Suûdî Arabistan*
Cennet-i Muallâ, suûdî Arabistan'ın Mekke Şehri'nde Harem-i Şerif’in
yaklaşık 2 km. kuzeyinde Mescid-i Cin'in ile...
1 hafta önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder