12 Şubat 2010 Cuma

Gönül İnsanının Ardından

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler; Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler; Onlar ki, zekâtı verirler;” (Mü’minûn, 1, 2, 3, 4)


Rasûlullah (sav) buyuruyor:

“Mü’minlerin iman bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır…” (Tirmizî, Radâ’ 11. Ebû Dâvûd)


Muhterem M. Sâmî Ramazanoğlu Hazretleri; Pek az yerler, pek az uyurlar, dâimâ sükûtu ihtiyar ederlerdi. Zarûret hâlinde pek kısa kelimelerle muhâtablarının seviyesine göre konuşurlardı.

Yolculukları pek huzurlu ve nizamlı olurdu. Bilhassa hareket ve dönüş günlerini pazartesi yahud perşembe günlerine tesadüf ettirirlerdi. Mecburiyet olmaz ise gece yolculuğuna çıkmazlardı. Yolculuk esnasında en lüzumlu şeyleri yanlarına alırlardı. Valizlerine giyim eşyası derli toplu, kar gibi beyaz bohçalar içine yerleştirilirdi.

Yolculuğa, karar verilen saatte çıkılır, karar verilen gün ve saatte dönülürdü. En ufak mevzularda bile yol arkadaşları ile istişare ederler, yolculuk esnasında zuhur eden güçlükleri hoş karşılar, en ufak bir üzüntü, sabırsızlık göstermezlerdi.

Yolculuk başlangıçlarında, Ayetü’l-kürsî ve sefer dualarını muhakkak okurlar, “Duâ ibâdetin iliği mesâbesindedir.” buyururlardı.

Muhterem Üstâz hazretleri yemek hususlarında da çok dikkatli idiler. Yemek evvelinde ve sonunda muhakkak ellerini yıkarlardı. Sofraya gayet ta’zimli olarak iki dizleri üzerine otururlardı. Yerde yemek yemeği tercih ederler, masada hazırlanmış iş onu da kabullenirlerdi. Kat’iyyen arkalarına dayanmazlardı. Önlerine ne konursa onu huzurla yerler besmele ile başlayıp elhamdülillah diyerek bitirirlerdi. [Sâdık Dânâ, Erkam Yay. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder