Fıkhı hükümlerin çoğu nassların açık dalâletinden değil, kapalı delâletinden istinbat veya kıyas yoluyla elde edilmiştir. İctihad işte burada sözkonusu olmakta ve müctehidler, yaşadıkları ülke ve zamanın icaplarını gözönünde bulundurarak katı ve donuk nasslaştırma yoluna gitmemişler, böylelikle kolaylığı güçleştirmemek suretiyle de din ile hayatın arasının kopmasına mani olmuşlardır. Ebû Yûsuf bu alanda üstadı Ebû Hanife'yi de geçmiş, hattâ çoğu meselede ona muhâlefet etmiştir ve kendi zamanında ortaya çıkan örf ve âdet hukukuna uygun olarak kendisi ictihad yoluna gitmiştir. Meselâ Ebû Hanife zamanında toplumda ahlâk bozukluğu
yoktu ve İmam bu nedenle açık adaleti öngörmüştü. Halbuki Ebû Yûsuf zamanında ahlâk bozulduğundan o da Ebû Hanife'nin fetvasıyla değil, kendi ictihadıyla amel etmiştir. Yine, Hz. Ömer'in Hayber'den hissesine düşen arazisini vakfetmesiyle ilgili rivâyetini öğrenen Ebû Yûsuf, vakıfların satılmasının câiz olduğu görüşünü savunan üstâdı Ebû Hanife'nin görüşüne karşı şöyle demiştir: "Bu, (Hz. Ömer'in icraatı) muhâlefet edilmesi mümkün olmayan bir husustur. Eğer Ebû Hanife bunu duymuş olsaydı onu kabul eder ve ona muhalif bir görüşü ileri sürmezdi." İşte bu büyük imamlar, böylesine geniş bir istinbat özgürlüğünü geliştirmişler, üstelik katı bir mezhep taassubunu da savunmadan ve aynı mezhep içerisinde veya farklı mezheplerde de olsalar daima birbirleriyle görüş ve rey alışverişinde bulunarak ümmetin sorunlarını gidermeye çalışmışlardır. Hanefi mezhebinde yakın zamanlara kadar, hattâ günümüzde de fetvâların çoğu, Ebû Hanife'den ziyade Ebû Yûsuf ile İmam Muhammed'in görüşünce verilmektedir. Çünkü büyük imamın mezhebini tedvin eden bu iki talebesidir ve birçok görüş ve ictihadını geliştiren de yine onlardır.
Gurdići Camii, Olovo Belediyesi, Zenica-Doboj Kantonu, Bosna Hersek
-
*Gurdići Camii, Olovo Belediyesi, Zenica-Doboj Kantonu, Bosna Hersek *
*(Džamija Gurdići)*
*Caminin Mihrabı*
*Gurdići Camii, Olovo Belediyesi, Zenica-Dob...
9 saat önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder