1 Mart 2010 Pazartesi

FÂSİT NİKÂH - 2

Hanefi fıkıh ekolü bütün akitlerde fasit, bâtıl ayırımı gözetirken, nikâh akdi konusunda, Ebû Hanife (ö. 150/767) ile Ebû Yûsuf (ö. 182/798) ve İmam Muhammed (ö. 189/805) arasında görüş ayrılığı olmuştur. Çünkü nikâhın iki yönlü özelliği vardır. Nâfile ibadetlerden üstün sayıldığı için ibadete; kendisinde icap kabul şâhitler ve mehrin bulunması yüzünden de muâmelâta benzer.
Özellikle Ebû Hanife, doğacak çocukların babasız kalmaması ve nikâh akdine güvenerek bir araya gelmiş olan eşlerin mağduriyetinin önlenmesi için nikâh akdinde de bâtıl-fâsit ayırımına özen göstermiştir.
Bazı evlilikler fâsit evlilik olarak kabul edilir:
Şahitsiz olarak akdedilen evlenme fâsittir. Dört mezhep, şehadetin evliliğin sıhhat şartlarından olduğu konusunda görüş birliği hâlindedir. Veli dışında, iki erkek veya hanefilere göre iki erkek bulunmayınca bir erkek, iki kadın şahit hazır olmadıkça nikâh akdi sahih olmaz. Hadislerde şöyle buyurulur: "İki Şahit bulunmaksızın nikâh caiz olmaz" (Buhâri, Şehâdât, 8). "Bir veli ve iki tane adaletli şahit bulunmadıkça, nikâh olmaz" (Ebû Dâvud, Nikâh, 19; Dârimî, Nikâh, II). ''Erkeklerinizden iki de şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, o halde razı olacağınız şahitlerden bir erkekle iki kadın yeter" (el-Bakara, 2/282). 1917 tarihli Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesi (H.A.K) 56 ncı maddesinde aynı esası formüle etmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder