| Bulutların götürdüğü düşman Düşmanın Çanakkale’de müthiş bir taarruza geçtiği bir gündü. Hamilton’un kumanda ettiği harekâtta İngilizler hiçbir netice alamamıştı. Husûsiyle 29. Tümen’leri ağır zâyiat vermişti. Ancak o gün Kraliyet Norfolk Alayı’nın bir bölümü, az bir mukâvemetle karşılaştığı için içerilere doğru ilerlemeye muvaffak olmuşlardı. Alay, Azmak Deresi’nin kuru yatağını geçmiş, Kayacık Ağılı mevkiinden Damakçı Bayırı’na doğru yavaş yavaş yürüyordu. Karşılarında küçük bir tepe vardı. Üzerinde de garip, soluk renkte bir bulut durmakta idi. Alay tepeye doğru ilerledi ve bulutun içine girip kayboldu. Şâhid olanların imzalarıyla İngiliz kaynaklarında da yer alan bu hâdise, düşman birlikleri arasında dehşet uyandırdı. Zîrâ tepenin üzerindeki bulut, 267 kişilik İngiliz askerlerinin son neferini alıncaya kadar beklemiş, sonra da sanki yükünü almış gibi havalanmıştı. Yine o esnâda ortaya çıkan yedi-sekiz kadar bulutla birleşerek kuzeye, yâni Trakya istikâmetine doğru uçup gitmişti. Bugün hâlâ o İngiliz askerlerinin âkıbetlerinin ne olduğu bilinmemektedir. Ne esir, ne de ölüm kayıtları, iki tarafta da mevcûd değildir. Çanakkale savaşlarında fiziken çözülemeyen ve dünyevî ölçülere göre meçhûl kalan, ancak hakîkati tesbît edilmiş bulunan ilâhî yardımlardan biridir. [Osman Nuri Topbaş, Abide Şahsiyetleri ve Müesseleriyle Osmanlı, Erkam Yay.] |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder