9 Şubat 2010 Salı

İBADETLERDE KİRALAMA HARAMDIR

Ecir-i hass, çalıştığı süre içerisinde müstecire bağımlıdır. Kendi hesabına iş yapamaz, yaparsa ücreti düşer (el-Kâsânı, Bedâiu's-Sanâyi' IV, 192). Bir kimse, bir fırın işçisini, şu kadar unu ekmek yapacaksın diye günlüğü bir dirheme kiralasa, bu icare Ebû Hanife'ye göre fâsittir. Çünkü adam iş ile zamanı
birleştirmiştir. Eğer bir gün için anlaşsalardı câiz olurdu (İbn Abidin, XIV, 42).
İbadetlerde kiralama sahih değildir, hattâ haramdır. Meselâ Kur'ân okuyan (tedavi için hariç) bunun karşılığında bir ücret alamaz, müezzin için de ücret yoktur. Bir insanı hizmet için veya bir eşyayı korumak için, bir sanat ve ilmi talim için isticar câizdir. Çalıştırmadan önce iş ve süre tâyin edilir. Ücretler; hadisin hükmüne göre gündeliktir, haftalık veya aylık da verilebilir.
Çocuklar çalıştırılamaz, ancak vâli ve vasisinin izniyle bir sanatı öğrenmek için çalışabilirler. Ebeveyn, ücret mukabili evlâdını çalıştırabilirken evlât, ebeveynini çalıştıramaz. İmâm-ı Âzam'a göre koca, zevcesini bir işyerinde isticâr edebilir. Ecir, bizzat çalışır, yerine başkasını çalıştıramaz, fakat bir ustabaşı aldığı bir işte işçi çalıştırabilir. Müstecirin ecir'e, bu işi yap demesi ıtlaktır. Ecire yemek yedirmesi şart değildir, bu, örfe ve anlaşmaya göre belirlenir. Ecir, akitte belirlenen çalışma süresinden -hastalık vb. sebepler dışında- az çalışırsa çalıştığı süre kadar ücretini alır. İcârede muhayyerlik vardır, pazarlık câizdir. Ücret hakkında ihtilâf olursa ecirin sözüne itibar olunur. Müstecir, ecire tâkati dışında iş yükleyemez, fazladan çalıştıramaz. Ücretin belirlenmesinde devlet ecir hakkında, ailesi ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimseleri dikkate alarak, yiyecek, giyecek, mesken ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder