Hukuk ıstılahında ehliyet ikiye ayrılır: Vücûb ehliyeti, edâ ehliyeti.
Vücûb ehliyeti: İnsanın leh ve aleyhine olan meşrû' hakların şahıs hakkında sübûtu, hak ve vecibelere yetkisidir. Başka bir deyimle şahsın borçlandırma ve borçlanma yetkisidir (Abdülkerim Zeydan, İslam Hukukuna Giriş, Çev: Ali şafak, İstanbul 1976, 455; H. Karaman, a.g.e." s.179).
Vücûb ehliyeti zimmetle yüklenme ve mükellef olma durumu ile olur. Zimmet, insanın leh ve aleyhinde birtakım hak ve vazifelerinin vücûbunu gerektiren şer'î vasfıdır (H. Karaman, Fıkıh Usulü, İstanbul 1964, 168). Zimmet, ahd ve taahhüddür. İslâm ülkesinde oturan gayr-i müslimlere "ehlü'z-zimme", "ehlü'l-ahd " denilir. Ahdi bozmak kınamayı gerektirdiği için bunlara zimmet denmiştir. Vücub ehliyetinin dayanağı insanlık sıfatıdır, haklardan yararlanmak sağ olan herkes için sabittir; yaş, akıl ve rüşd ile alakalı olmayıp, her insan için bir haktır. İtibân bir durum olan zimmet, buna sahip olan kişinin mal varlığıyla bağlı kalmaksızın sınırsız bir genişliğe sahiptir. Bu sebeple kişinin gücüne, servetine, tasarrufunun sıhhatine bakılmaksızın bütün borçlanmaları sahih kabul edilmiştir.
Bayramyeri Camii, Merkezefendi, Denizli
-
*Bayramyeri Camii, Merkezefendi, Denizli*
Bayramyeri Camii, Denizli’nin Merkez İlçelerinden biri olan Merkezefendi
ilçesinde, Kaleiçi Çarşısı’nın hemen yan...
6 gün önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder