Allah, Bedir savaşının kendi takdiriyle ve yardımıyla kazanıldığını beyan ederek, cihadın gayesinin "ila-yı kelimetullah"* olduğunu, basit bir ganimet paylaşımı yüzünden birbirleriyle çekişmemelerini, Allah'a ve Resulüne itaati emrediyor. Surenin bildirdiğine göre savaştan firar edenlere acıklı bir azâb vardır. Allah'ın hükmüne uymak gerçek imandır. Ganimetin beşte biri (humus) * Allah yoluna, Rasûlullah ve hısımlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmış yolculara ayrılacak, geri kalanı savaşçılara dağıtılacaktır. Bedir gününün manası, hak ile bâtılın ayrıldığı gün olmasıdır: Artık, yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Siz muhâcirler azınlıktınız ve korkuyordunuz da Allah sizi ev-bark sahibi yapıp rızık vermiş, kuvvetlendirmişti. Hainlik etmeyin, mallar ve evlatlar ancak birer imtihandır; büyük mükâfat Allah katındadır. Allah'tan korkun ki o sizi nurlandırsın, yarlığasın. Allah ne güzel mevlâdır. O murdar kâfirler cehennemliktirler. Firavun hanedanı ve önceki murdarlar da öyle olmuştu. İşte şeytan kâfirleri büyüklendirerek yoldan çıkartır ve sonra onları terkeder. Yeryüzünde yürüyen hayvanların en kötüsü bu sağır ve kör olan kâfirlerdir. Onlar ne inanırlar, ne de ahidlerinde sâdıktırlar: hâindirler. Allah kaynaştırmasaydı müminler de birbirlerine düşman olurlardı. Kâfirler bile birbirinin yardımcılarıyken, müminler birbirinin velisi olmazsa yeryüzünde fitne ve fesad çıkar. Allah her şeyi hakkıyle bilendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder