18 Şubat 2010 Perşembe

ENFÂL SURESİ – 4



Böylece, surenin seyri bu sahalarda ilerleyerek savaşın tamamen Allah'ın takdiri ve tedbiriyle, O'nun yol göstermesi ve yönlendirmesiyle cereyan ettiğini tescil ediyor; O'nun yardımı, takdir ve kudretiyle kendi yolunda ve kendisi için yapıldığını arzediyor. Bunun için de önce savaşanları, ganimet meselesinden uzaklaştırıyor; bunun Allah ve Resulü için olduğunu beyan ediyor. Tâ ki Allah, onu kendilerine tekrar verirse bunun, Allah'ın fazlı ve ihsânıyla olduğunu anlasınlar. Bunun gibi ayrıca onları her türlü arzu ve hislerden uzaklaştırıyor ki yaptıkları cihadın
sırf Allah rızası için olduğu ve yalnız O'nun için savaştıkları anlaşılsın. Nitekim bu gibi ayetlere muhtelif şekilde rastlıyoruz: "Ey müminler, toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman savaştan kaçmayın. Kim onlara böyle bir günde -yine savaşmak için bir yana çekilen ya da bir başka bölüğe katılmak için yer tutanın dışında- arkasını çevirirse şüphesiz o Allah'ın gazâbına uğramıştır; Onun yurdu Cehennemdir; ne kötü bir yataktır o " (15-16).
"Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Atlığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, mümînleri denemek ve onlara güzel bir lütufta bulunmak için yapmıştı. Doğrusu Allah semîdir, alîmdir" (17).
"Yeryüzünde azlık olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş ve temiz şeylerle rızıklandırmıştır" (26).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder