Ammâr bin Yâsir der ki: "Uşeyre gazasında Ali bin Ebi Tâlib'le iki yoldaştık. Rasûlullah (s.a.s.) Uşeyre'de konaklayınca Müdlicoğulları'ndan bazılarının su ve hurma işinde çalıştığını gördük. Ali'nin isteği üzerine bir müddet onları seyrettik ve sonra uyuyakalmışız; Sonra, Rasûlullah gelip bizi uyarıncaya kadar orada kaldık. Rasûlullah (s.a.s.) Ali b. Ebî Tâlib'i topraklara bulanmış görünce "Ne oldu sana ey Ebû Turâb?" dedi ve "Size en şakı iki kişiyi bildireyim mi? Biri, Sâlih Aleyhisselâm'ın devesini kesen
Semud'un Uheymiri; diğeri de, ey Ali, seni şöylece vuracak olandır" buyurup, elini Ali'nin başına koydu ve neresine kadar kana bulanacağını da sakalını tutarak işaret etti" (İbn Hişâm, es-Sıre, I-II; 600-601). Bu hâdise İbn Hanbel, Hâkim, Tabefi, İbn Kesir, Heysemî, Taberânî ve Bezzar gibi hadisçi ve tarihçilerce de sahih olarak rivâyet edilmiştir.
Her iki rivâyetin de sahih olması, Rasûlullah'ın yeri geldikçe Hz. Ali'ye "Ebû Turâb" diye hitab ettiğini göstermektedir. Bu künyeden Şiî müslümanlar birtakım mânâlar çıkarıp, bazı sonuçlara varıyorlarsa da, bu künyenin Hz. Ali (r.a.) hakkında büyük bir iltifat ve belki de hayatı ve şahsiyetiyle ilgili birtakım haber ve sırlar ihtivâ ettiği söylenebilir.
Ali ÜNAL
Bir Köpeğin Kör Bir Dilenciye Saldırması
-
Bir köpek, mahallede kör bir dilenciye savaş aslanı gibi saldırdı.
Köpek dervişlere öfkeyle saldırır; -ama- ay, dervişlerin toprağını gözüne
sürer.
Kōr, k...
3 gün önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder