3) Hâlinin değişmesi yüzünden azledilmesi: Bu, ya adâletten ayrılması ya da bedeninde bir sakatlık meydana gelmesi üzerine sözkonusu olur. a) Adâletten ayrılması: Burada, adâletten maksat, halka karşı adâletsiz davranması değil, onun günlük yaşantısında fısk ve isyânın içine düşmesidir. Haramları işlemesi, çirkin işler yapması, hevâ, heves ve şehvet düşkünü hallerinin görülmesi bunun belirtileridir
. İtikad bozukluğu da böyledir. Ancak hilâfetten ayrılmazdan önce durumunu düzetirse bazı kelâmcılara göre, görevinde kalabilir.
b) Bedeninde meydana gelen sakatlıklar: Bu da üç türlü olabilir: 1- Duyu organlarının sakatlanması: Akıl hastalığı, görme, işitme ve konuşma hassalarını kaybetmesi gibi. 2- Vücut organlarının sakatlanması: İki elini veya iki ayağını kaybetmesi gibi. 3- Hukukî tasarruflarının sakatlanması: Buda iki kısma ayrılır: a) Kısıtlı (mahcur) olması: Yardımcılarından birisinin yönetimi ele geçirmesi, mâsiyet (haram) sayılan işleri açıkça yapması veya şer'î hükümlere muhâlefet etmesi kısıtlık sebeplerindendir. Bu durumda halife şer'i bir hükme muhâlefet etmemişse, ümmet veya halife kendisini kurtaracak kimselerden yardım ister.
c) Devlet başkanının esir düşmesi: Halife esir düşer ve müslümanlar kendisini kurtarmaktan ümit keserse hilâfet görevi sona erer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder