siccil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siccil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2010 Salı

SİCCÎL

Farsçada taş anlamına gelen "seng" ile çamur ve toprak anlamına gelen "kil"den terkib olunmuş seng-kil şeklinde mürekkeb bir kelime. Arabçada "siccîl" şeklinde telaffuz olunmuştur. Çok pişmiş sert kiremit gibi çamurdan taşlaşmış taş demektir. Veya taş ve çamurdan yapılmış taş demektir. Bu kelime Kamus tercemesi Okyanusta şöyle açıklanır: "Siccîl, kesek tarzında bir çeşit taşa denir. Ve bu "sengu kil" in arapçalaşmış olanıdır. Bundan murad, kumlu çamur ile, pişmiş olup sonra taşlaşmış olan taştır. Allah Teâlâ'nın; "Onlara, siccîlden taşlar atıyorlardı” (el-Fil, 105/4) sözünde geçen siccîl bundandır.

Arabça "s.c.l"den türemiş olduğu düşünülünce, siccîl; üzerlerinde inecekleri ve isabet edecekleri şahısların isimleri yazılı olan taşlardır. Ayrıca siccîl; kâfirlerin amel defterlerinin ismi olduğu gibi siccîl de azablarının yazıldığı kitabın ismi olduğu ifade edilir. Sanki, yazılmış azab cümlesinden taşlarla azablandırıldılar, demektir. Taşlar ile azab olunacakları, yazılı olan mahfuz kitabın hükümlerindendir. Çünkü Allah bu kitabta azablarını yazdı. Bu takdirde siccîl, irsal anlamına gelen iscâldendir. Azab, irsal ile tavsif olunur. "Onların üzerine tufanı gönderdik..." (el-A'râf, 7/133) gibi... Ve ersele aleyhim tayran ebabîl. Termihim bi-hicâretin min siccîl...

27 Ocak 2010 Çarşamba

EBABİL KUŞLARININ ATTIĞI TAŞLAR

Kuşlar ve attıkları taşlar hakkında çeşitli rivâyetler vardır. Bu olay Rasûlullah'ın dünyaya geldiği yılda vukû bulduğundan, Peygamberimizin ilk mucizelerinden sayılmıştır. Muhammed b. İshak ve İkrime o yıl çiçek hastalığının Mekke'de yaygınlaştığını söylemişlerdir. Muhammed Abduh (v. 1905) bu rivâyetlerden hareketle Kur'ân'da geçen "Tayran Ebâbile" ifâdesiyle kastedilenin "sinekler" olduğunu