Kur'ân-ı Kerîm'in otuz dokuzuncu sûresi. Yetmiş beş âyet, binyüz yetmiş kelime ve dört bin yediyüz sekiz harftir. Fasılası, mim, nun, lam, ye, be, dal ve ra harfleridir. Mekkî surelerden olup Sebe sûresinden sonra nâzil olmuştur.
Elli iki ve elli dördüncü âyetlerinin Medine'de nazil olduğuna dair rivâyetler vardır.
Adını yetmişbirinci âyetinde geçen Zümer kelimesinden almıştır. Zümer kelimesi, zümrenin çoğuludur. Zümre, topluluk, cemâat demektir. Buna göre zümer, topluluk, cemâatler, demektir. Yetmiş bir, yetmiş iki ve yetmiş üçüncü âyetlerinde cehenneme ve cennete sevkedilecek cemâatlerden söz edildiği için, sûreye bu isim verilmiştir.
Hz. Peygamber'in Bir hastaya Tavsiyede Bulunması ve Dua Öğretmesi
-
Peygamber o hastaya dedi: "Şunu söyle: Ey güç olanı kolay yapan!
Dünya hayatında bize güzellik ver. Ahiret hayatında bize güzellik ver.
Yolu, bize bahçe gib...
1 gün önce