| Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 16) |
| Rasûlullah (sav) buyurdular: “Mazlûmun duâsından sakınınız. Zîrâ onun duasıyla Allâh Teâla arasında perde yoktur.” (Müslim, Îmân, 29) |
| İnsan, eşref-i mahlûkât, yani yaratılmışların en mükemmelidir. Onun kalbi ise nazargâh-ı ilâhîdir. Hadîs-i kudsî olarak nakledilen bir rivâyette, “Ben yere göğe sığmam. Bir mü’min kulumun kalbine sığarım.” (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, II, 195) buyrulmaktadır. Bütün bunlar, insanın muhterem mevkiini ifâde etmekte ve onun hatırını veya kalbini kırmanın, ne derece ağır bir cürüm olduğunu ifâde etmektedir. Kalbi kırık insanların, Cenâb-ı Hak nezdindeki îtibar ve mevkileri yüksektir. Rızâ-yı ilâhîye kavuşmak isteyenler, böyle mahzûn gönülleri sevindirmelidirler. Nitekim Hz Mûsâ (as) bir gün: “-Yâ Rab! Seni nerede arayayım?” diye niyazda bulunmuştu. Allâh Teâlâ da: “-Beni kalbi kırıkların yanında ara!..” (Ebû Nuaym, Hilye, II, 364) buyurdu. (Osman Nûri Topbaş, Mesnevi Deryasından Ab-ı Hayat Katreleri, Erkam Yay.) |
| Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Muktedir: Tam bir kudret sahibi olup hiçbir konuda zerre kadar zorlanmayacak şekilde gücü yeten demektir. |
| Kısa Günün Kârı Kimsenin kalbini kırmayalım! |
| Lügatçe mazlum: 1. Kendisine zulmedilen. 2. Sessiz ve uysal, boynu bükük. eşref-i mahlukât: Varlıkların en şereflisi, insan. nazargâh-ı ilâhî: Allah’ın baktığı yer Genelde Mü’minlerin kalpleri için kullanılır. cürüm: Suç, günah, kabahat. mahzûn: Üzgün. |
Cennet-i Muallâ, Mekke, Suûdî Arabistan
-
*Cennet-i Muallâ, Mekke, Suûdî Arabistan*
Cennet-i Muallâ, suûdî Arabistan'ın Mekke Şehri'nde Harem-i Şerif’in
yaklaşık 2 km. kuzeyinde Mescid-i Cin'in ile...
2 hafta önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder