25 Mart 2010 Perşembe

HÂBİL (VE KÂBİL) – 4

Bu fecî hâdise cereyan ettiği sırada, Hz. Âdem bütün oğullarını Kâbil'e emânet etmiş ve başka bir yere gitmişti. Dönüşünde hâdiseyi duyunca çok üzüldü ve Kâbil'e lânet-beddua etti. Bunun üzerine Kâbil de kızkardeşini alarak babasının yanından uzaklaştı, Yemen taraflarına giderek ölünceye kadar oralarda kaldı (Taberi, Tarih, I, 80).
Sonuç olarak, denilebilir ki daha önce "yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökecek olanları mı yaratacaksın?" (el-Bakara 2/30) diye, hayretle soran meleklerin ifadeleri ilk defa gerçekleşiyor; insanları iğfal edeceğini söyleyen şeytan yeryüzünde ilk başarıyı kazanıyordu. Bu mücâdele, insanlar için imtihan yeri olarak yaratılan dünya hayatının tabiî bir gerçeğiydi.
Hz. Osman'ın şehid edilmesi hâdisesi üzerine Sa'd b. Ebî Vakkâs, "Şehadet ederim ki Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Öyle bir fitne gelecek ki oturan, ayakta olandan, ayaktaki yürüyenden, yürüyen koşandan daha hayırlı olacak" Hz. Sa'd, "Eğer evime girer beni öldürmeye yeltenirse ne yapayım' der. Hz. Peygamber, "Hz.Âdem'in oğlu gibi ol' buyurur" (Ahmed b. Hanbel, I, 185).
Kur'an ı Kerîm'de kısaca temas edilen bu kıssa ile ilgili İsrailiyyat çeşitli kaynak ve araştırmalara yansımıştır. (Bu konudaki geniş bilgi için bk. A. Aydemir, Tefsirde İsrailiyyat s. 272 vd.).
Bilâl TEMİZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder