16 Mart 2010 Salı

GASL, GASL-I MEYYİT – 1



Yıkama, temizleme; müslüman ölüyü yıkama anlamında bir fıkıh terimi.
Ölünün yıkanması dirilere farz-ı kifâyedir. Yıkamak için niyet edilir, besmele çekilir, ölünün elbiseleri çıkarılır, avret yerleri örtülür ve yüksekçe bir yere yatırılır. Ölüye namaz abdesti aldırılır, ancak ağzına ve burnuna su verilmez. Abdestten sonra önce başı ve (varsa) sakalı yıkanır. Yıkamaya sağdan başlanır. Sol tarafına çevrilip yıkandıktan sonra sağ tarafına çevrilip yıkanır. Sonra oturtulur ve karnı ovulur, ön veya arkasından bir şey çıkarsa yıkanır, bu takdirde tekrar abdest aldırılmaz. Her uzvu üç kere yıkamak sünnettir. Yıkama işlemi bitince ölü havlu ile kurulanır, baş ve sakalına güzel kokular sürülür.
Yıkama işlemi sırasında güzel koku kullanılır. Teneşir tahtası buhurlanır ve tütsülenir. Bu, ölüye ta'zim içindir. Ölü yıkayıcının elini bir bezle örtmesi müstehabdır. Kaynatılmış suyla birlikte sidr veya çöven kullanılması, baş ve sakalın hatmi veya sabunla yıkanması gerekir. Meyyitin tırnağı kesilmez ve saçı taranmaz. Gassâl (gâsil; yıkayıcı) veya gâsile, meyyitle kapalı yerde kalır (el-Fetevâyı Hindiyye, I, 158 vd.; Fethu'l-Kadîr, I, 449).

Savaş alanında şehid olmamış her ölünün yıkanılması farzdır. Vücudunun bir parçası bulunan ölü, İmam Şâfiî, Ahmed ti. Hanbel, İbn Hazm'a göre yıkanır, kefenlenir, cenaze namazı kılınır; İmam Ebû Hanife ve İmam Mâlik'e göre ise vücudun yarıdan çoğu bulunursa yıkanır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder