Gasbın haram oluşunda, İslâm hukukçularının görüş birliği vardır. Gasbedilen mal hırsızlık nisâbına ulaşmasa bile başkasının malını zorla ele geçirmek demektir; o da İslâm'a göre büyük günâhtır.
Gasp olayının gerçekleşmesi, İmam-ı Âzam ve Ebû Yusuf'a göre; bir kimsenin mal sahibinin malını haksız yere elinden alarak kendi tasarrufuna geçirmesiyle; İmam Muhammed'e göre mal sahibinin, malı üzerindeki tasarruf hakkını haksız olarak yok etmesiyle; diğer üç mezheb imamlarına göre ise; gâsıbın, bir başkasının malını kendi eline geçirmesiyle mümkün olur. Temeldeki bu tür farklı anlayışlar, gasb'ın teferruat konularındaki fetvaların da farklı olmasına sebep olmuştur. Ebû Hanife ve Ebû Yusuf'a göre gasp yalnız menkul mallarda söz konusu olur.,Gayr-i menkul gasba elverişli değildir. Çünkü mal sahibinin maldan elini çekmesi başka yere nakil ve değiştirme ile olabilir. Bu ise ancak menkullerde gerçekleşir. Arazi, bina, apartman gibi akarda ise başka yere nakil düşünülmediği için gasb fiili gerçekleşemez. Bu yüzden bir kimse bir gayr-i menkulü gasbetse, mal onun elinde iken sel baskını, toprak kayması gibi semâvî bir afetle helâk olsa, bu iki müctehide göre, mâlike el çektirmekle gasp gerçekleşmediği için tazmin etmek gerekmez. Ancak malın helâkî gasbeden tarafından olmuşsa ödemesi gerekir. Burada gasba değil telefe (itlafa) itibar edilir.
Sephavan Camii, Meram, Konya
-
*Sephavan Camii, Meram, Konya*
Sephavan Camii, Konya'nın Merkez Meram İlçesi Şükran (Eski ismi Sephavan)
Mahallesi Rehber-i Hürriyet Sokağı’nda yer almakt...
2 hafta önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder