5 Mart 2010 Cuma

FELEK – 2



Yâsin suresinde de şu güzel açıklamayı görüyoruz: Burada "hepsinin aynı felekte yüzdükleri" şeklinde bir ifade kullanılmıştır. Böylece dört hakikata birden işaret olunmaktadır:
1- Sadece güneş değil, ay, yıldızlar, gezeğenler, samanyolu vs. hepsi de hareket etmektedirler.
2- Bunların her birinin ekseni ayrı ayrıdır.
3- Felekler değil yıldızlar, gezeğenler hareket etmektedirler.
4- Bunlar suda herhangi bir maddenin görünüşü gibi fezada da yüzmektedirler.
Elbette ki bu ayet ile âstronomi bilgisi vermek istenmemektedir.
Burâda insanlar sadece düşünmeye davet ediliyorlar; Yani sizler yeryüzünden gökyüzüne değin, nereye bakarsanız bakın, Allah'ın ayetlerini görürsünüz; ve hiç bir varlığın Allah'a ortak koştuğuna-dair bir emare bulamazsınız (Mevdûdî, Tefhim, IV, 524-525).
Felek sözcüğü mecâzı olarak bazı ifadelerde de kullanılmıştır.
Hoş vakit geçirmek anlamına "felekten bir gün çalmak"; düşkün, talihsiz anlamına "felekzede"; ümitsizliğe düşmek için "feleğe küsmek"; her türlü zorluklara uğramış tecrübe sahibi için "feleğin sillesini yemek" gibi ifadeler kullanılmaktadır (Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, I/596-597).
Neyşabûri'nin zikrettiği görüşler de gerçekten ilginçtir: Ulema feleğin hakikatında ayrı görüşler ortaya koymuşlardır. el-Kelbiye göre felek, bir su küresidir ki onda yıldızlar yüzer. Zira Allah bu kelimeden sonra "Yüzerler" sözünü getirmiştir; yüzme ise suda yapılır
Hukemaya göre felek küre şeklinde bir cisimdir, ne ağırdır ne de hafif... (Neyşabûrî, Garaibü'l-Kur'an, XVII/19-20).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder